İnsanoğlunun yaptığı her işte titiz olması gerekir. Hele hele gazete, dergi, kitap gibi kalıcı eserlerle hoş bir seda bırakmak isteyen yazarların işi daha da zordur. Çünkü yazarlıkta ciddiyet ve kalite çok önemlidir. Yazılan yazıların imlâ kurallarına uyup uymadığı konusunda çok dikkat edilmesi gerekir. Bazı hocaların(!) “Bir virgül olsa ne, olmasa ne?” gibi düşünceleri son derece yanlıştır. Maazallah yapılacak küçük bir imlâ yanlışlığı altından kalkamayacağımız çok tehlikeli sonuçlara yol açar. 
 Yazı dilimizin kaideleri içerisinde noktalama işaretleri son derece önemlidir. Noktalama işaretlerinin kullanımına gerek duymamak ya da noktalama işaretlerine fedailik etmek okuyucuyu yanlış yönlendirir. Çünkü okuyucu noktalama işaretleri sayesinde vurgu ve tonlamanın hangi sözcükte yapılacağını bilir, bu noktalama işaretleri sayesinde cümlede vurgulanmak isteneni anlar. Şayet noktalama işareti önemsenmezse Dursun Gürlek hocamın “Bir Virgülün Azizliği” yazısında anlattığı durumla karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz olur. Dursun Gürlek hocam bu anıyı şöyle dile getiriyor:
 “Ünlü tarihçilerimizden Abdurrahman Şeref Bey, Galatasaray Lisesi'nde öğretmenlik yaptığı bir sırada devrin paşalarından birinin oğluna kızar, diğer öğrencilerin arasında çocuğa:
 Adam ol, baban gibi eşek olma, der.
Çocuk bunu babasına anlatınca paşa şöyle konuşur:
  Vay ne demek olsun? Ben bu güne bugün padişahın sayesinde paşa olayım da senin hocan bana eşek desin! Gidip hesabını o­ndan soracağım.
Paşa hazretleri ertesi gün üniformasını giyer, kılıcını takar ve mektebe gelir. Abdurrahman Şeref Efendi'yi müdürün odasına çağırtır. Büyük bir öfke içinde konuşmaya başlar:
  Beyefendi, sizin bana eşek demeye ne hakkınız var? Ben saye-i şâhânede paşa olmuş bir adamım! 
Abdurrahman Şeref Efendi:
  Ne münasebet, ben sizi tanımıyorum. Ne zaman “eşek” demişim, diye sorunca Paşa:
  Geçen gün mektepte benim çocuğa, “Adam ol, baban gibi eşek olma!” demişsiniz, cevabını verir. Abdurrahman Şeref Efendi bir zekâ örneği sergiler:
  Çocuğunuzu payladığım doğrudur. Çünkü derslerine çalışmıyordu. Sizi o­na örnek gösterdim ve “Adam ol baban gibi, eşek olma!” dedim.
Paşa teşekkür eder ve ayrılır.”(*) 
 Bir virgülün nelere yol açtığını yukarıda gözler önüne sermeye çalıştık. Bir virgülün yanlış yere konması anlamı nasıl da değiştiriveriyor! Ya bu virgül konmasaydı okuyucu bunu nasıl okuyacaktı varın siz düşünün? Şüphesiz eşek adaylarının kim olduğu muallâkta kalacaktı. 
 Noktalama işaretleri duygu ve düşüncelerin daha açık ifade edilmesini sağlamak, cümlenin yapısını ve duraklama noktalarını belirlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak için kullanılır. Nasıl ki trafik işaretleri sürücüleri yönlendirerek trafiği kontrol altında tutuyorsa, noktalama işaretleri de okuyucuyu yönlendirerek yazarın ne anlatmak istediğini kolaylıkla anlamasına yardımcı olur. Noktalama işaretlerinin önemsenmemesi ise çok büyük hatalarla karşı karşıya kalınmasına sebep olur.
 Türkçenin bel kemiğini imlâ kuralları oluşturmaktadır. Bu kurallara dikkat edilmeyip, bunların yok sayılması Türkçenin katledilmesi demektir. 
 Türkçeyi en iyi şekilde yazan, konuşan ve bu uğurda yarış yapan fertler olabilmek ümidiyle… 
 (*) Dursun Gürlek, Çınaraltı Kitap Sohbetleri, Timaş Yayınları, 3. Baskı 2004, s. 174175.   

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.