Türk tarihinde savaştan önce namaz kılınması ve dua edilmesi eski bir gelenektir. 
          Selçuklu Sultanı Alparslan 30 Ağustos 1071 Cuma günü Bizans Kralı Romen Diyojen'le savaşa çıkmadan önce namazını kılmış, atının kuyruğunu bağlamış ve beyaz atının üzerinde hem dua etmiş hem de askerlerine şöyle seslenmiştir:
          "Ya Rabbi! Seni kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor, uğrunda cihat ediyorum. 
          Ey Allah'ım! Niyetim halistir, bana yardım et! 
          Ey Askerler! Eğer şehit olursam bu beyaz elbise kefenim olsun. Ben nefsimi Allah'a adadım. Benim için şehadet de, muzaffer olmak da bir saadettir. Zaferi kazanırsak istikbal bizimdir."
          İlk Müslüman Türklerin hayatını anlatan Dede Korkut hikâyelerinde de kahramanlar savaştan önce namaz kılmış ve dua etmiştir. 
          Selcan Hatun'la ordasına dönen Kanturalı kendisini takip eden kâfirlerle dövüşmek için atına binmeden önce arı sudan abdest almış, ak alnını yere koymuş, iki rekât namaz kılmış ve görklü Muhammet'e salâvat getirmiştir. Dayısını kurtarmak için gittiği Tekfur Kalesi'nde savaşa başlamadan önce dua eden bir bey de Yeğenek'tir.
23 Nisan 1920 Cuma günü TBMM açılırken Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları tarafından Hacı Bayram Veli Camii'nde namaz kılınmış, Ankara Müftüsü Rifat Börekçi tarafından dua edilmiştir.
         Saimbeyli'nin yerindeki Haçın Ermeni terör merkezidir. Milli mücadelede Haçın'ı kurtarmak için hazırlıklarını tamamlayan Tufan Bey hücum etmeden önce secdeye gitmiş ve şöyle dua etmiştir; 
          “Ya Rabbi! Her yerdesin ve her şeyi görensin. Ben zayıf kulunu utandırma! Yakından ve uzaktan bu kadar zulme uğramış, zorda kalmış kulların bir araya toplanarak senden başarı, zafer isterler. 
         Ya Rabbi! Biz kullarını üzüntülü gönderme! Düşmanlarımızı kahr ile yenilmiş ve hezimete uğramış eyle! Biz kullarına hayırlı fetihler ihsan eyle!”
                 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaşması'nın uygulanmasına ilişkin usulleri görüşmek üzere Türk ve Fransız heyetleri Tarsus/Yenice İstasyonundaki vagonda bir araya gelmiştir. Bu toplantıda alınan karar gereğince Türk ordusu ilk olarak 27 Aralık 1921 günü Tarsus'a girecektir. O gün Tarsus İstasyonu'nda toplanan halk çok yüksek bir gurur ve sevinç içindedir. TBMM tarafından Fransızlardan Çukurova'yı teslim almak üzere görevlendirilen Muhittin Paşa konuşmasını yaptıktan sonra kürsüye çıkan Tarsus Müftüsü Hilmi Efendi göz yaşları içinde şöyle dua etmiştir;
“Görmek için yarattığın şu gözlerimiz Türk ülkesinde daima hilalli bayrağı görsün Ya Rabbi!
İşitmek için yarattığın şu kulaklarımız Misak-ı Milli'miz içinde bulunan yerlerin de kurtuluş haberlerini duysun Ya Rabbi!
Yürümek için yarattığın şu ayaklarımız Türkiye'nin her yerinde rahatça yürüyebilsin Ya Rabbi!
Tutmak için lütfettiğin şu ellerimiz bütün şehirlerimizde ana vatana kavuşması tebrikini el sıkarak tatsın Ya Rabbi!   
Bulunduğumuz şu dünyadaki tüm insanlar yaşadığı müddetçe sana ibadet eden biz Müslümanları istiklalimizde ve tüm şehirlerimizde daim eyle Ya Rabbi!
Göklerde, ufuklarda ay ile yıldız ışıladıkça bayrağımıza aldığımız hilali üzerimizde dalgalandır! 
Ahalisi dağılmış, evleri yıkılmış, hayvanları çalınmış, adeta baykuş yuvası olmuş köylerimizi şenlendir Ya Rabbi!
Cephelerdeki babasını hatırlayarak ağlayan çocukların, eşlerini vatanı için savaşa gönderen gelinlerin, sınırdaki nişanlısının hayaliyle gözyaşı döken kızların, öpmeye bile kıyamadığı oğullarının zaferle dönüşünü gözeten babaların anaların yakın zamanda yüzlerini güldür Ya Rabbi!
Hala düşman elinde bulunan Misak-ı Milli'mize dâhil saydığımız ve kurtarmak için silaha sarıldığımız Türk şehirlerinin kurtarılmasını ve ahalisinin de bizim gibi sevinip gülmesini nasip eyle Ya Rabbi!
Milletin göğsünde doğup 20 aydır istiklalini ispat için çalışan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni Misak-ı Milli'lerin amacına nail eyle Ya Rabbi!
Varlığını, birliğini tasdik eden şuradaki kumandanların, milletvekillerinin, erlerin, sivillerin, ihtiyarların, gençlerin ve çocukların dualarını, dileklerini kabul eyle Ya Rabbi!
          Sevgili Başkumandanımız Müşir Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın ve diğer kumandanlarımızın ve büyüklerimizin, subaylarımızın ve erlerimizin sağlıklarını ve milletin selameti uğrundaki çalışmalarında muvaffakiyetlerini hâsıl eyle Ya Rabbi!
Garp cephesinde düşman karşısında kar ve yağmurlar altında savanını örtü, tüfeğini yastık yaparak yatan, düşmanları topraklarımızdan kovmak için her zahmete katlanan Türk aslanlarının yüreklerine metanet, kollarına kuvvet ihsan eyle Ya Rabbi!
Peygamber ve evliyanın uğrak yerini ve makamlarını, şu şehrimizi her türlü felaketten, belalardan emin eyle Ya Rabbi!
Dua için el kaldıran şu cemaatin dualarını kabul eyle Ya Rabbi! 
Âmin!”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner30