“TEMBELLİĞİ ATALIM
TERE MAYDONOZ SATALIM”
    Çarşamba günü tabiatın dirilişine ve Çukurova toprağının bereketine değinmiştim.
    Yıllar önceye götürdü beni o yazı.
    Evlerimizin yer aldığı geniş bahçeler ya da bahçe misâli geniş avlular apartman cardınlarının istilâsına uğramamışlardı henüz.
     Uğramamışlardı ama tabiatın cömertliği ile toprağın bereketi de
döllendirilmemiş, hoşgörülmez bir ihmâl içinde yabani otlara terk edilmişlerdi.
     Mütevazı bir emek ve bakımla kendi yiyeceklerini karşıladıkları gibi ihtiyaç sahiplerine de uzun kısa satış yapma imkanına sahip olanlar bile meyva sebze ihtiyaçlarını dışarıdan alıyorlardı.
     Gazetemiz Yeniosmaniye'de “Şakayla Karışık” başlıklı bir köşemiz vardı.
     Bu konuyu dile getirmiştik o köşede.
     “Tembelliği atalım, tere maydonoz satalım” demiştik.
     “Sebze, meyva su ile olur. Su hani ki?” demişlerdi de, biz de “kafanıza diktiğiniz bardağınızdaki artığınızı dökseniz yeter” demiştik.
     Demiştik ya, kaç para eder?
     Kabuğu kırılmaz bir umursamazlık içinde “hıh!..” deyip savuşmuşlardı ötesin öte.
     Toprağı ve suyu en bol olan bir köyümüzün insanlarını heybeleri sebze ve meyva ile doldurarak köylerine döndüklerini gördükçe  tartışırdım onlarla.
     “Köyünüzden gelirken getireceğiniz şeyi tam tersi, giderken köyünüze götürüyorsunuz” derdim.
      Yılışmakla yetinirlerdi.
      Ben de gıcık gıcık gülerek, “yoksulluktan karanma hakkını kaybediyorsunuz haaa!” derdim.
      Derdim de, dediğimle kalırdım ne çare!
      Rahmetli babam, bazı Pazar'lar bizi bahçede çalıştırırdı.
      “Haydi bakalım, dersimiz tarım” derdi.
      Okulda nazarî olarak gördüğümüz tarım dersinin pratiğini yapıyorduk güya. Bizi öyle avlıyordu rahmetli.
      İyi ki yaptırıyordu. Semeresini görüyorduk çünkü.
      Okuldan acıkmış olarak döndüğümde, mutfakta henüz hazır bir şey yoksa, bir parça yufka alırdım elime, pratiğini yaptığımız tarım dersinin bize kazandırdığı yeşil soğan ya da tere yapraklarını dürüm yapar yerdim.
      Tadı hala damaklarımdadır. Şu satırları yazarken bile ağzımın çeperlerinde o tadı hissediyorum tövbeler olsun!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner30