SİYASET:
Halaçoğlu: Türkiye'nin Suriye politikası tümüyle çöktü

İbrahim EMÜL

MİLLİYETÇİ
Hareket Partisi Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Türkiye'nin Suriye politikasının tümüyle çöktüğünü söyledi.
MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, MHP Merkez Yürütme Kurulu Üyesi İbrahim Karayiğit ve bir gurup parti yöneticileri ile birlikte Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret ederek basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani ile Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır buluşmasını değerlendiren Yusuf Halaçoğlu, BDP'nin Barzani'nin gelişine karşı çıkıyor görünmesi, bu arada Suriye'de PYD'nin özerklik ilan etmesi, onun dışında açılım adı altındaki gelişmeler, demokratikleşme paketi ve Suriye'de meydana gelen olayların yansımasını gibi konuların hepsini birden ele alınmasının gerektiğini belirtti.
Görüşmenin Antalya ve Ankara'da değil de Diyarbakır'da olmasının dikkat çekici olduğunu ifade eden Halaçoğlu, "Diyarbakır'a gidildiğinde ilk göze çarpan şu olur. Tabelalarda Türkçenin hemen altında Kürtçede aynı şeyler yazıyor. Normalde gayrihukuki bir uygulama bu. Çünkü anayasamızda Devletin resmi dilinin Türkçe olduğu yazdığı müddetçe o tabelaların izin verilmeden asılması yanlıştır. Fakat burada çok ciddi bir gelişme yaşanmaktadır. PYD'nin Suriye'de kök salması ve 30 bin kişilik bir askeri güç oluşturması Barzani ile siyasi bir rekabeti ortaya çıkarmaktadır. Türkiye'nin güney doğusundaki gelişmekte olan Kürt milliyetçiliği, Türkiye hükümeti tarafından  PKK'ya tanınan bir takım imtiyazları ele alırsanız PYD'ye karşı Türkiye'nin Barzani kozunu oynuyor olarak düşünülebilir." dedi.
Hükümetin 15 gün içerisinde devrileceği bildirilen Esat'ın devrilmeyeceğini gördüğünü söyleyen Halaçoğlu, "Çünkü Amerika Birleşik Devletleri Esat'ı devirme fikrinden vazgeçti. Çünkü Suriye'de Esat'ın devrilmesinden sonra ortaya çıkacak yeni iktidar tamamen El kaide tandanslı bir koyu radikal İslam yönetimi olacak. Amerika bunu böyle değerlendiriyor. Haliyle buna da karşı çıkıyor. Dolayısıyla Türkiye'nin Suriye politikası tümüyle çöktü. Her ne kadar Türkiye, El Kaide'nin devamı olan El Nusra'yı destekleyerek PYD'yi dize getirmeye çalışmışsa da, aslında PKK ile yapılan görüşmeler, yani açılım politikasındaki, Türkiye'yi terk etme şeklindeki düşüncede, silahlı güçlerden Türkiye'yi arındırmayı düşünürken PKK'da Suriye'deki el Nusra'ya karşı çarpışan PYD'ye destek vermek amacıyla bunu kabul etti. Fakat PYD'nin güçlenmesinden sonra dikkat ederseniz PKK'da çekilmekten vazgeçti, bunu da resmen açıkladılar. Buna rağmen hükümet ortaya çıkabilecek olumsuzlukların kamuoyunda büyük oy kaybı olasılığını da düşünerek herhangi bir şekilde anlaşmaya rağmen buna ciddi bir cevap vermedi, tepki göstermedi. Şuan yapılan anlaşmalarda bir takım özel hususlar var. Bunu Barzani ile hangi ölçüde paylaşıyor başbakan bilemiyorum. Ama şuan güneydoğuda 10 savcı görevlendirilmiş durumda PKK'ya karşı yürütülen harekatta faili meçhul olarak adlandırılabilecek bir takım PKK kayıplarını soruşturuyor ve bunlar o operasyona katılacak Kişilerden yaklaşık 200'e yakın bir subay daha bu operasyon ile tutuklanacağı belirtiliyor. Önümüzdeki günler bu iddianın ne kadar doğru olduğunu gösterecek ama bir gerçek var ki burada 10 savcı görevlendirilmiş durumda." diye konuştu.
"Diğer taraftan Abdullah Öcalan'a verilen bir söz var. İmralı dışında daha rahat hareket edebileceği bir ortam sağlanması, OSLO görüşmelerinin de bir sözü bu. Ancak Öcalan bir bağımsız doktorlar heyeti tarafından muayene edilecek, prostat kanseri teşhisiyle serbest bırakılacakken bunu ben bizzat kendim ifşa ettim. İfşa ettikten sonra bağımsız doktorlar heyetini Abdullah Öcalan istemesine rağmen İmralı'ya bu doktorlar gittiler herhangi bir hastalık yok demek zorunda kaldılar. Şimdi bir genel af düşünülüyor. Bu genel af ile hapishanedeki subaylar serbest bırakılırken Abdullah Öcalan'ında bunlara bağlı serbest bırakılması gibi bir düşünce bunun altında var. Zannediyorum hükümet Türkiye, Suriye ve Irak'taki Kürt'leri de kendi kontrolüne almak suretiyle bir yapı meydana getirmeye çalışıyor, böyle bir politikaya girmiş görünüyor. Barzani ile görüşmenin temelinde de bu olduğunu düşünüyorum." dedi. 

Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Deniz Depboylu: Kültürümüze sahip çıkmalıyız
Deniz Depboylu: Kültürümüze sahip çıkmalıyız

Haberi Oku