SİYASET:
banner17
Durmuşoğlu: Cumhurbaşkanımızın Sesi Ümmetin Sesidir

TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve AK Parti Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, Harem-i Şerif’te yaşanan hadiselerle ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı.

İsrail’in Harem-i Şerif bölgesindeki uygulamalarını eleştiren ve İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın twitter üzerinden yaptığı açıklamalara tepki gösteren Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinin sadece milletin değil, ümmetin de sesi olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

“İslam’ın ilk kıblesi ve en mukaddes üç mescidinden birisi olan Harem-i Şerif, İslam’a ait bir mabettir. Bununla birlikte Osmanlı’nın miras bıraktığı tarihi doku ve ortak kültür, sadece Türkiye için değil, dünya için de çok önemlidir. Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim bundan 500 yıl önce Mescid-i Aksa’ya girmiştir. Peygamber Efendimizin Mirac’a yükseldiği yer olan Mescid-i Aksa’nın bir ilim merkezi haline gelmesine ve pek çok İslam Alimi yetişmesine vesile olan da yine ecdadımızdır.

Tüm bunlar göz önüne alındığında, herkes şunu çok iyi bilmelidir ki, Harem bölgesinin mahremiyetine saygı duymayan her kim olursa olsun en büyük zararı biz değil, kutsallarımıza el uzatanların kendileri görecektir.

Ortaya atılan sudan bahanelerle Mescid-i Aksa’ya müdahelelerde bulunulmuş ve vicdanları yaralayan sahneler ortaya çıkmıştır. Mescid-i Aksa’nın etrafının İsrail güvenlik güçleri tarafından sarılması, metal dedektörler konması, müslümanların ibadet yerlerine girişlerinin zorlaştırılması ve engellenmesi, en temel insan haklarından olan din ve ibadet özgürlüğünün ihlal edilmesidir ve kesinlikle kabul edilemez.

Mescid-i Aksa’nın korunması, uluslararası boyutuyla Filistin halkı açısından gayet doğal bir haktır. Müslümanların bu noktadan en ufak bir geri adım atması dahi söz konusu olamaz. Mescid-i Aksa İsrail’in mülkü değildir. Mescid-i Aksa başta olmak üzere, Harem-i Şerif bölgesi bütün Müslümanlarındır.

İsrail, sadece uluslararası hukuku değil, insan haklarını da ihlal etmektedir. Kudüs bizim için bir barış şehridir. Kudüs’te barbarlık yapılmasına, tek bir dinin hakimiyet alanına çevrilmesine Kudüs’ün ruhu da müsaade etmez, biz de müsaade etmeyiz.

Vicdanları körelmiş olanlar bu sahneler karşısında susabilir ancak zulme karşı durmak bizim için namus borcudur. Türkiye bu konuda taraftır ve Allah’ın izniyle bu duruşumuz her şartta aynı şekilde devam edecektir.

Kendi yaptıklarını görmezden gelip, pervasızca Mescid-i Aksa’nın bahçesinde Müslüman kanı dökenler, Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik de kendilerini ve hadlerini bilmez açıklamalarda bulunmuşlardır. Bu talihsiz açıklamaların sahipleri bilmelidir ki Filistin halkı yalnız değildir, Mescid-i Aksa yalnız değildir, Harem-i şerif yalnız değildir, Sayın Cumhurbaşkanımız yalnız değildir!

Osmanlı dönemi sona ermiştir diyerek tarihimize saldıranlar, Osmanlı döneminde farklı dinlere mensup cemaatlerin yüzyıllarca barış içinde yaşadıklarını ve ibadetlerini özgürce yerine getirdiklerini unutmuş olmalılar. Osmanlı dönemindeki eşsiz hoşgörü, bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin her karış toprağında inanç ve ibadet özgürlüğü olarak yaşamaya devam etmektedir. Bunu en iyi bilenlerden birisi de Musevi vatandaşlarımızdır ki, bu hoşgörü bize Osmanlı’nın bir mirasıdır. Bu bağlamda bu hadsiz açıklamayı yapanlar aslında en başta Osmanlı’yı takdir etmesi gerekenlerdir.

Yapılan tüm çağrılara rağmen, İsrail’in tavrında ısrar etmesi sebebiyle Harem-i Şerif’te geçtiğimiz hafta Cuma Namazı kılınamamıştır. Yaşananları, İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı sıfatıyla kınayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleri sadece milletimizin değil, ümmetin de sesidir.

Harem-i Şerif’in kutsiyetine ve tarihi statüsüne saygı gösterilmesi, diğer tüm ülkeler gibi İsrail için de hukuki bir yükümlülüktür. Müslümanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de şiddetin her türlüsüne karşı durma kararlığını sürdürecek, ancak kutsallarına yapılan saldırılar karşısında da susmayacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi “Kalbimizin bir yarısı Mekke, bir yarısı Medine, üzerinde de bir tül gibi Kudüs vardır, gelin Kudüs'e sahip çıkalım.”

Şu anda geldiğimiz noktada, öncelikle Mescid-i Aksa'nın kapılarına konan metal dedektörlerin kaldırılması, İsrail Dışişleri Bakanlığı resmi twitter hesabından yapılan açıklamaların silinmesi ve son olarak da demir parmaklıkların sökülmesi olumlu bir adımdır. Diğer yandan, Kudüs ulemasının çağrısı bizleri sevindirmiştir.

Filistinli din adamlarının yaptıkları açıklamayı sonuna kadar destekliyor, Gazi Meclis’imizden İsrail’i, Harem-i Şerif’teki haksız uygulamalarının derhal sona erdirilmesi için harekete geçmeye çağırıyor, olaylarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner30

Cumhurbaşkanı Erdoğan 24 şubat'ta Osmaniye'de
Cumhurbaşkanı Erdoğan 24 şubat'ta Osmaniye'de

Haberi Oku