Asıl adı Saim Ruhi’dir.
Babası Diyarbakırlı Şükrü Efendi, annesi İstanbullu Atiye Hanımefendidir.
1893 yılında Kozan’da dünyaya gelmiştir.
Küçük yaşta, Kozan Mutasarrıflığında Memur olan babasını kaybetmiştir.
İptidai (İlkokul) ve Rüştiye (Ortaokul) mekteplerini Kozan’da, İdadi (Lise)’yi Adana’da bitirmiş, baba dostu Diyarbakır/Cizreli Muhtar Fikri (Gücüm)’ün desteği ile 1910’da İstanbul Darülfünun’a (Hukuk Fakültesi) gitmiştir.             İstanbul Türk Ocağı müdavimlerindendir. Ateşli bir vatanseverdir.
Darülfünun son sınıfta iken çıkan 1. Dünya Savaşı sebebiyle tahsilini yarım bırakıp cepheye giden gönüllülerdendir.
Yedek Subay eğitiminden sonra Kafkas Cephesine gönderilen Saim Bey, Kazım Karabekir Paşa’nın emrinde Alay Yaveri olarak Nahcıvan’a gitmiş, başarılarından dolayı Harp Madalyası ile ödüllendirilmiştir.(1)
Mondros Mütarekesi sebebiyle terhis edilen Saim Bey işgal altındaki Kozan’a gelmiştir. Halkı teşkilatlandırdığı için şikâyet edilmesi üzerine Adana işgal Valisi Fransız Albay Bremond Kuvayımilliyecilerle bir olursa zulme uğrayacağını, Fransız adaletine güvenirse kendisi için iyi olacağını söylemiş, Saim Bey’i ikaz etmiştir.          
             Saim Bey’in Albay Bremond’a cevabı tarihe geçmiştir.
            “Albay! Biz vatanperverler, sizin zulmünüzden değil adaletinizden korkarız. Elinizden geldiği kadar zulüm ve işkence yapınız. Bunlar bizi ancak güçlendirir.”(3)                    
            İl dışına sürgün edilen Saim Bey İstanbul’a gitmiş, son sınıf imtihanını verip mezun olmuştur.
           Mezun olduktan sonra Ankara’da Mustafa Kemal Paşa’nın yanına giden genç Saim’e Yıldızeli Savcılığı veya Bozkır Kaymakamlığı teklif edilmişse de işgal edilen memleketine gitmek istediğini söyleyince Feke Kaymakamlığı verilmiştir. Feke Kaymakamı Saim Bey  “millet kan ağlarken ben kadife koltukta oturamam” deyince Ermeni terör merkezi Haçın’a Kaymakam tayin edilmiştir.
           Milli mücadelede; Kadirli, Kozan, Haçın düşmandan temizlenmiştir. Sıra Osmaniye’ye gelmiştir.
            Kaymakam Saim Bey, Üsteğmen rütbesiyle Ceyhan Grup Komutanlığına tayin edilmiştir.
Mamure Baskınından iki gün önce Saim Bey, Kesmeburun Köyü’ne gelmiş, arkadaşı Recep Dalkır’a gönderdiği 15 Kasım 1920 tarihli mektupta “İnşallah Osmaniye topraklarından gavuru kovan ilk mühim amil biz olacağız. Şehirlerde mühim noktalarda güzel Türk bayrağını çeken ve nihayete kadar yaşatan yine biz olacağız” demiştir.
           Fransızların asker ve silâh sevkıyatında demiryolunu kullanarak üstünlük sağladığını gören Güney Cephesi Komutanı Selahattin Adil Paşa Mamure İstasyonu'nu alması için Üsteğmen Saim Beyi görev vermiştir.
            Üsteğmen Saim Bey, Osmaniye, Kadirli ve Kozan çetelerinden teşkil ettiği müfrezesiyle 17 Kasım 1920 günü Domuzludağı’nda Mamure İstasyonuna hâkim mevkie gelmiş, Fransız askerler talimdeyken baskın yapmak istemiştir. Ama doğal şartlar buna müsait değildir. Halkın Alman Hastanesi diye bildiği harabede toplanan Saim Bey müfrezesi 18 Kasım 1920 sabahı, şafak sökerken sessizce Mamure İstasyonu’na kadar gelmiştir.
           “Tek Konak” denilen eski makas yeri Mamure İstasyonu binasına 50m kadar yaklaşan Saim Bey, Fransız askerleriyle beraber olan Cezayirli Müslümanları safına çekmek istemiş, onlara Arapça seslenmiştir;
            —Ene Müslim, Ente Müslim! (Ben Müslüman’ım, sen de Müslümansın!)
             Bir süre yaşanan kargaşanın ardından başlayan çatışmada İstasyon binasından atılan bomba çetelerin ortasına düşmüştür.
            Çeteler çok sayıda yaralı ve 15 şehit vermiştir.   
             Saim Bey ağır yaralı haldedir.
             Onu kucağına alan arkadaşı Recep’i düşman zanneden Saim Bey öfkelidir.
           “Defol alçak! Yaralıyım diye beni teslim alacağını mı sandın?”
             Saim Bey Kozan Mezarlığına defnedilmiştir.
            Onun aziz hatırasına vefa için Haçın’a Saimbeyli denmiştir.
            Kozan İhtiyat Zabitan Cemiyeti merhumun şehadetinden bir müddet sonra bastırılan kartın üzerinde Şehit Saim Bey için şöyle denmiştir:
“Bu genç yalnız aşk, istiklal ve milliyeti söndürülmek üzere tedip edildikten sonra hareket-i milliyenin başladığı gün bütün zincirleri kırarak, tekmil mâniaları aşarak, vatanına yetişen ve açtığı zafer kapılarından tevazu ile girip muvaffakiyetlerine 17 Kasım 1336 günü gecesi Mamure Fethi’ni de ilave ederken kucağında patlayan bir düşman bombası ile şehit düşen Saim’dir. 
Vatan bir la’ne-i idbara dönmüş tüter ağlarken,
Koşanlar, kurtaranlar şüphesiz şayan-ı hürmettir.”(5)
Şehid-i muhterem Saim Bey’i ve onunla birlikte şehit düşenleri rahmetle anıyoruz. 
Ruhları şad olsun! 06.01.2014
----------------------------
1-Yusuf Delikoca, Saim Bey, Ekrem Matbaası, Adana-2009
2-Recep Dalkır, Yiğitlik Günleri, TT Postası Matbaası, İst.1961
3-Taha Toos, Kurtuluş Savaşında Çukurova, s.217
4-Remzi Oğuz Arık, Adana Ticaret Rehberi-1924
5-Recep Dalkır, age

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.