İnsanoğlunun yaptığı günlük işler vardır. Kitap, gazete, dergi okumak vs. bunlardan sadece bir kaçıdır. Bu günlük işlerden birisi de teknolojik nimetlerin başında gelen elektronik iletilerinizi gün içerisinde kontrol etmektir. Genel ağ yani internet insanoğlunun çoktan vazgeçilmezleri arasına girmiştir. Durum böyle olunca herkesin muhakkak bir elektronik posta hesabının olması kaçınılmaz olmuştur. Her zaman olduğu gibi 16 Ocak'ta da elektronik posta hesabımı açtığımda birkaç iletinin geldiğini gördüm. İletiler arasında birisi vardı ki beni ziyadesiyle mutlu etti. Beni mutlu eden ileti, kıymetli hocam Halk Edebiyatının Aksakalı Prof. Dr. Saim Sakaoğlu'ndan gelmişti. Saygıdeğer hocam 1991 yılından bu yana eşe, dosta, öğrencilerine gönderdiği yıllık mektuplarından birisini ilk defa bu yıl bana da yollamıştı. Hem de genel ağ yoluyla…
    Prof. Sakaoğlu, 15 Ocak 2013 tarihli mektubuna şöyle başlıyor:
“Değerli Arkadaşım,
1991'den beri eşe dosta, sevdiklerime, öğrencilerime gönderdiğim yıllık mektubumun 2012 yılına ait olanını da göndermenin mutluluğunu yaşıyorum. Bu mektubun gönderilme sayısı gecen yıl 200'ü geçti, belki bu yıl sayı daha da artacaktır. İki yıl öncesine kadar zarflayıp pullayıp gönderdiğim bu nameler artık Genel Ağ aracılığıyla gönderiliyor.”
Devamın da ise : “Genel Ağ yoluyla elinize ulaşan bu mektubumu zevkle okuyacağınıza inanıyorum. Çünkü bu mektup türünde bir ilktir; ne kadar taklit edilse de taklitleri başarılı ve sürekli olamadı. Bizim bu farklı mektuplarımızın ilkleri (1991-2010) 2010 yılında bir kitap bütünlüğü içinde okuyucularına ulaştırıldı: Dostlara Mektuplar (Konya, 224 s.).  Sonrakileri de ikinci kitap olarak düşünüyoruz. Ya kısmet!..” diyerek devam ediyordu.
Prof. Sakaoğlu okuyucusuna “Ey Kâri” diye sesledikten sonra bazı hatırlatmalarda dabulunuyordu: “EY KÂRİ (Alan dışı dostlara küçük bir açıklama: Ey okuyucu anlamındaki kelimeler, Tanzimat'tan sonra bazı yazarlarımızın yazılarının başına ekledikleri hatırlatma ifadesidir.), BU MEKTUBU OKUMADAN ÖNCE KENDİ ADINI TARAMA YOLUYLA ARA, BAKALIM ADINI BİR GÜZEL VESİLEYLE ANMIŞ MIYIZ? NİÇİN OLMASIN… 'BİZİM DERGÂHIMIZ' DEYİP GÜZEL İNSANLARIMIZI ANMIYOR MUYUZ?  VE DAHİ MERAK ETTİĞİNİZ BAZI ADLARI VE KAVRAMLARI DA ARAYABİLİRSİNİZ
…[Bu sayfalar, benim 73 (yazıyla yetmiş üç) yaşımdan sonra öğrenmeye başladığım bilgisayar kullanıcılığımın ilk ürünü. Ne kadar da dikkat etsem bazı noktalar gözden kaçıyor. Bu satırların sevgili okuyucuları, sizler 'kusur arayıcı'lardan olmayan dost insanlar olduğunuz için, perdeyi filan yıkmasak da 'Affola'mızı kabul buyuracağınızdan eminiz efendim.]”
Saygıdeğer hocam, mektubunda o kadar çok konuya değinmiştir ki saymakla bitmez. Mektubun içeriğini merak edenlerin merakını giderebilmek adına konu başlıklarından bazılarını vermek istiyorum:“Güle Güle 2012, Hoş Geldin 2013, Artık Benim de www'larım var!,Erdemli'ye Geliş, Erdemli'den Konya'ya…, Bilgisayarlanmak, Yeni Kitaplarım, 2013'ün Müstakbel Kitapları, Bildiri Dünyası, Yazılarım, Konferanslar, Güven de Güven…(Güven, Prof. Sakaoğlu'nun torununun adı Ö. A. ), Vefa, İlle de Vefa, Bilecik'e Sefer-i Hümâyun-ı Evvel, Düğünler, Konya'da Âşıklar Bayramı, Dinî Günler ve Bayramlar, Kerküklü Dostlarla, Türk Dil Kurumu, Ölümlü Kalımlı Dünya, Ödüller, vs.”
Prof. Sakaoğlu “Yeni Kitaplarım” başlığı altında 2012 yılında yayımlanan üç eserinden ve bu eserlerle ilgili yazılanlardan bahseder. 2012 yılının ilk ürünü “Karaca Oğlan der ki…(Eleştiri Yazıları)”dır. Prof. Sakaoğlu bu eserin künyesini verdikten sonra hakkında yazılan yazıları sıralar. İlk sırada benin yazının künyesi ve sonrasında yazı hakkındaki birkaç cümle yer alır: “Ömer Aydoğan, “Eleştirinin Namusunu Kurtaran Kitap: Karaca Oğlan Der ki…”, Akpınar (Niğde), 7  (41), Eylül-Ekim 2012, 25-33. Bu yazıyı mutlaka bulup okuyunuz! Hatta okusunlar!”“Konya Ağzı Üzerine Araştırmalar” ve “Meram Yazıları” da yayımlanan diğer kitaplarıdır.
Prof. Sakaoğlu “Ölümlü Kalımlı Dünya” başlığı altında 13 Ocak 2012 tarihinde aramızdan ayrılan Kıbrıs Davasının Efsanevî Lideri Rauf Raif Dentaş'ın ölümü üzerine birkaç sözden sonra kronolojik sıra ile 2012 yılında aramızdan ayrılan şahsiyetler hakkında kısa bilgiler verir. Bunlardan biri de 28 Şubat'ta aramızdan ayrılan Âşık İmamî'dir. Çukurova Lobisi adlı derginin Âşık İmamî özel sayısından bahseder. Bu dergide “Ağıtlar Yetim Kaldı Âşık İmamî” adını taşıyan bir yazım vardı. Bu dergiyi Prof. Dr. Saim Sakaoğlu'na ben ulaştırmıştım.
70 sayfalık bu mektup, Sakaoğlu hocamın 73 yaşından sonra öğrenmeye başladığı bilgisayar kullanıcılığın ilk ürünü ve bana yolladığı ilk “Destançe” olması yönünden büyük değer taşımaktadır. Azmin insana 73 yaşından sonra bile önemli başarılara imza attıracağının önemli bir vesikasıdır bu mektup.
Prof. Dr. Saim Sakaoğlu'na mektup ve günlük türünde özel ve ilk olma özelliği taşıyan bu mektubundan dolayı teşekkürü bir borç biliyor,2013 yılının “Destançe”si ya da kendi deyişiyle “Konulu Günlük”ünü de sabırsızlıkla bekliyor ve kendisine sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.