Osmaniye Özel Ender Koleji geçtiğimiz Salı günü “Osmaniye Şiir Şöleni” düzenledi. Şölen okul ortamında olsa da “Osmaniye şiiri” vurgusu çok anlamlı ve özeldi. 
Çünkü Osmaniye şiiri son yıllarda ihmal edilmiş gibiydi. Milli bayramlarda veya kutlamalarda Osmaniye şiiri okunmaması, Osmaniyeli şairlerin hatırlanmaması dikkat çekiciydi. 
“Osmaniye şiiri” hem Osmaniyeli şairleri hem de Osmaniye ile ilgili şiirleri içine alan kucaklayıcı bir ifadedir.  
Kültür Müdürlüğünün 2006 yılında çıkardığı “Osmaniye Şair ve Âşıkları Antolojisi” ve Mustafa Bardak beyin gayretiyle Ozanlar, Şairler ve Yazarlar Derneği'nin düzenlediği “Ekmek Ödüllü Şiir Yarışması” ile Osmaniye Folklor Araştırma Derneği'nin “Osmaniye Âşıklar Şöleni” bu konuda gösterilen gayretler olsa da tatmin edici değildi.  
Giderek daha bir dijitalleşen yeni hayat, ha bire betonlaşan çevre içinde zaten şiir de, şair de etkisizleştirilmiş idi. Bu tespit sadece şiir için değil, kültürün ve sanatın her dalı için geçerli idi. Şair Dr. Yusuf Erkişi'nin ifadesiyle “karın doyurmayan şiir bari baş ağrıtmamalı” idi.  
Milli ve dini tarihimizde derin kökleri olan şiir sözlü kültür ürünlerimizdendir. 
Orta Asya kökenli ozanlık geleneğimiz ile İslami dönem Âşıklık geleneğimiz bu kültürümüz dünya çapında örnekler vermiştir. Övünç vesilemiz Üniversitemizin adı olan Korkut Ata ozanlarımızın piridir. 
Osmaniye'miz Çukurova ve Gavurdağı üzerinde bir şehirdir. Yani Osmaniye'miz zengin bir tarihi coğrafyaya sahiptir. 17.yüzyılda Karacaoğlan, 19. yüzyılda Dadaloğlu sadece Çukurova'nın değil Türk edebiyatının birer kutup yıldızı gibidir.   
Gavurdağları; Kahramanmaraş, Gaziantep, Kilis ve Antakya kültürlerinin de buluştuğu bir merkezdir. Gavurdağlarından pek çok âşık gelip geçmiştir.  Âşık İlbeyoğlu, Âşık Gündeşlioğlu, Âşık Güferi, Âşık Mayıl, Âşık Öksüz Ali, Âşık Yeğen Ali, Âşık Deli Boran, Âşık Kameroğlu, Âşık Kızıl Ali unutulmaması gereken isimlerdir. 
Çukurova'da, Toros Dağlarında ve Gavurdağlarında, 19331940 yılları arasında araştırma yapan eski Adana Müze Müdürü Ali Rıza Yalkın'ın “Cenupta Türkmen Oymakları” adlı kitabı bu âşıklarımızın antolojisi gibidir.  
“Osmaniye şiiri” denilince tabiî ki ağıtlarımız, manilerimiz de akla gelmelidir. Ağıtçı Elif Karı (Poçulu) başta olmak üzere Osmaniye ağıtları konusunda başarılı çalışmalar yapan Mehmet Erkoçak'ın derlemeleri de önemlidir.
Âşıklık geleneğimiz üzerinde filizlenen çağdaş Osmaniye şiiri hızla gelişmiş ve serpilmiştir. Yaşanan acı bir olay üstüne âşıklar tarafından yakılan ağıtların bir dosya kâğıdına yazılması, çarşıda, pazarda okunması ve satılması 60'lı yılların hatıraları içindedir. Bu konuda Abdülvahap Kocaman çok iyi hatırladığımız şairlerdendir.
Osmaniye'ye matbaanın gelmesiyle çağdaş şiirimiz daha büyük atılım göstermiştir. Okulların duvar gazetelerine yazan öğretmen ve öğrenciler, halk arasında yaşayan yetenekli şairler yerel gazetelerde kendilerine imkân bulabilmiş, okuyucusuyla buluşabilmiştir.     
Esasında sadece şairler değil yazarlar da matbaanın gelmesiyle yazılarını ve şiirlerini yayınlama, kitap bastırma konusunda daha kolay şans bulabilmişlerdir. Matbaa gelmeden önce kitap yayınlamak kolay bir iş değildir. Düşünebiliyor musunuz Hamdi Gökalp'in yazdığı “İşgalde Cebelibereket” adlı kitap 1932 yılında Gaziantep/Halk Matbaasında, Osmaniye Ortaokulu'nun hazırladığı “Osmaniye'yi Tanıtıyoruz” adlı kitap 1946 yılında Adana/Toros Matbaasında basılabilmiştir.
Osmaniye'ye ilk matbaanın Mehmet Nuri Arıkan tarafından 1954'de getirilmesinden iki yıl sonra 1956'da Mehmet Cemal Şenadam da matbaa getirmiştir. Çıkarılan Osmaniye Postası gazetesi ve Yedi Ocak gazetesi; hem yerel haberlerin takip edildiği hem de şairlerin yazarların buluşma yeri haline gelmiştir. 
Mehmet Cemal Şenadam, Hamdi Akalın, Mustafa Ebedi, Ahmet Vefa Aray, Ökkeş Taşkaya (Emmi) bu gazetelerde şiirleri yayınlanan ilk şairlerdir.   
Osmaniye Askerlik Şubesi Başkanı Albay A. Neşet Dinçer'in önderliğinde ve Öğretmen Bestami Yazgan'ın yönetiminde 1986'da çıkmaya başlayan Güneysu dergisi Osmaniye şiirinde ekol kabul edilmelidir. 
Osmaniye'de çağdaş şiirin öncüleri; Salih Sefa Yazar, Ahmet Neşet Dinçer, Mehmet Avşar gibi eğitimli ve etkili şahsiyetlerdir. 
             Onların öğrencisi Bestami Yazgan bugün Osmaniye'mizin Türkiye'deki en güçlü temsilcisidir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Misafir Avatar
MÜCEVHER MÜCEVHER 3 yıl önce

bu si̇tede her şey çok güzel

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.