Geçen Ramazan ayında İstanbul’daki Aziz Mahmud Hüdayi Vakfına gitmiştim. Özlediğimiz ve hasret duyduğumuz maneviyatı yüksek büyüklerimizi görmek ve onların bereketinden ve feyzinden faydalanmak en büyük arzumuzdu. Aylardan Ramazan ayı olunca daha da bereketlenmişti. Vakfın misafirhanesi tıklım tıklım. Gerçi yılın her ayı tıklım tıklımdır. Dünyada insan eğitmenin ne kadar önemli olduğunu vakfın eğitime verdiği önemde, insan yetişmeye verdiği önemde saklıdır. Vakıf dünyaya açılmış, dünyanın birçok ülkesinde Allah razı olsun öyle güzel faaliyetlerde bulunuyorlar ki, vakıfta her ülkeden insan görmek mümkündür, Elhamdülillah. İşte Nicolas ile Vakfın misafirhanesinde tanıştım. Aynı ortamda namaz kılıyoruz, sahur yapıyoruz, iftarımızı açıyoruz. Ben onun Fransız olduğunu hiç tahmin etmemiştim. Etrafında gençler ve kendisi de genç pırıl pırıl maşallah. Türkçe konuşuyor, herhalde Azerbaycan’dan veya Bosna Hersek’tendir, diye düşündüm. Bir gün akşam namazını kıldıktan sonra aynı ortamda yan yana oturma fırsatı bulduk. Nereli olduğunu sorduğumda, Güzel Türkçesiyle ben Fransız’ım deyince hem şaşırdım hem de sevindim. Bende Fransızca bildiğim için ve Fransa’da daha önce görevli bulunmam nedeniyle, sohbet etmeye başladık.

     22 yaşlarında gelecek vaad eden pırıl pırıl bir insan. Baba Fizik Mühendisi. Annesi ise Aile hekimi. Üniversiteyi Fransa’da bitirmiş. Türkiye’de akademik kariyerden dolayı bulunuyormuş. Yaklaşık bir yıldır Vakfa ait öğrenci evinde kalmış. Aldığı manevi eğitimle kendini yetiştirmiş. Türkiye’yi ve İnsanlarımızı seviyor. Fransa’dan ve oradaki insanlardan sohbet ederek dostluğumuza ilk adım atmış olduk. Daha sonra her karşılaşmamızda sohbet ederek dostluğumuz daha da pekiştirdik. Etrafında üniversite öğrencisi arkadaşları vardı. Sürekli onlarla birlikte hareket ediyor ve etrafına adeta ışık saçıyordu. Rabbimin kalbine hidayet verdiği bu güzel insanla tanışmak beni çok mutlu etmişti. İstanbul’dan ayrılmadan önce birbirimizin iletişim bilgilerini aldık. Ayrıca Osmaniye’ye davet ettim. Döndükten sonra da sürekli haberleşiyorduk. Ramazan bayramı geçeli bir hafta olmuştu. Osmaniye’ye gelmek istediğini söyledi. Temmuz ayı havalar aşırı sıcak. Ben de Eylül-Ekim ayı daha iyi olur diye düşünürken sıcak ama istersen buyur gel dedim. Temmuz ayında Osmaniye’ye geldi.2-3 gün misafirimiz oldu. Osmaniye’de hava çok sıcak ve aşırı nemli olunca, ziyareti kısa oldu.

     Ayrıca almış olduğu dini eğitim ise beni çok cezbetti. Edep, ahlak, saygı tam dört dörtlük Müslüman. İşte bu ziyaret esnasında nasıl Müslüman olduğu ve kendisini İslam'a yönelten ilhamın neler olduğunu ve Fransa’da İslam'la ilgili sorular sorma imkanı buldum. Kendisi de sorduğum sorulara severek cevap verdi. Siz değerli okuyucularımla Nicolas’nın yani Ahmet’in kalbine Rabbimin hidayet vermesi ve Müslüman olmasıyla ilgili bu röportajımı paylaşacağım. Fransız asıllı Müslüman kardeşimiz Ahmet adını almış. Kendisi tekrar Osmaniye’ye davet ettim.İnşallah tekrar gelecek.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner30