Kendisi 22 yaşlarında Fransız vatandaşı bir genç. Üniversitede Fizik eğitimi almış, akademik kariyer yapıyor. Baba Fizik Mühendisi. Anne Aile Hekimi. Ailesinin 2 çocuğu var.  Kız kardeşi bu sene Tıp Fakültesini kazanmış. Nicolas (Ahmet) henüz 18 yaşlarında lise öğrencisiyken, Rabbim ona yolunu göstermiş ve kalbine hidayeti vermiş. İslamla ilgili araştırmalara başlamış ve daha sonrada Üniversite 2.sınıfta Şehadet getirerek Müslüman olmuş. Ne mutlu ona.  Bu kardeşimizin Müslümanlığı seçmesiyle ilgili yaptığım görüşmeyi yazarak, Siz Değerli okuyucularıma sunuyorum.
T.Fikri POYRAZ  Ne zaman ve nasıl Müslüman oldunuz, İslamı tercih etmenizde sizi etkileyen nedir?     
Nicolas (Ahmet) - Lisedeyken sınıfımızda bir tane Müslüman kız vardı. Ben çok meraklı birisi olduğum için onunla konuşmayı ve farklı bir görüşler  almayı çok seviyordum. Özellikle Fransızlar için bu dönemde İslam geride kalan bir din gibi görünüyordu. O yüzden bende İslamı çok merak ediyordum. İslam hakkında birçok şeyler öğrenmek istiyordum. Özellikle başörtüsü hakkında pek rahat değildim. Çünkü, başörtüsü bizlere kadınlara zulümmüş gibi gösteriliyordu. Sınıfımızdaki bu kızla başörtüsü hakkında çok sohbet ettik. İki konu beni çok etkiledi ve dünya görüşümü değiştirdi. İlk konu İran oldu. Bize İran için zulüm eden bir ülke olarak gösterilmişti. Bu neden onlara nükleer bomba verilmesi veya yapması bana göre çok tehlikeli görünüyordu. Ama bu kız bana dedi ki; Avrupa kimdir ki nükleer bomba yapıyor.  Ama sonra siz nükleer bomba yapamazsınız diyorsunuz. Diğer ülkelere zulüm yapıyorsunuz. Ama sonra dünyanın polisi olarak kendinizi gösteriyorsunuz.  Bundan sonra kendi kendime dedim ki; '' Bu gerçekten doğrudur. Biz gerçekten kendimizi insanlık üstü olarak görüyoruz ve öbürlerine yukarıdan bakıyoruz. Bu benim için küçük bir şok oldu. Çünkü Fransızlar diyorlar ki "biz tahammülün ülkesiyiz" ama aslında kendimizi üstün gördüğümüz için, kültürümüzü üstün gördüğümüz için asil biz tahammül edemiyoruz. Bu gerçekten benim "maddi görüşümün değişmesine neden oldu.
      İkinci konu ise, maneviyat hakkın da. Bu kızla başörtüsü hakkında konuştum. İslam'da başörtüsü hakkında ne hüküm var?  diye sordum. Bana dedi ki: "Başörtüsünde zulüm yok, kadınlar başörtüsü tercih ediyorlar. Mesela ben başörtüsü takmıyorum. Ama anneme gitsen ve "başörtüsünü bırak, takma desen"  Annem senin karşına şiddetle çıkacak ve diyecek ki, Bu benim tercihimdir kimse karışamaz ve ona bir şey demeye hiç kimsenin hakki yoktur, diyecektir. Erkekler de böyle bir şey yok. Çünkü kadınların fiziğinin erkeklerin üzerinde çok etkisi var. Aksine erkeklerin fiziğinin kadınların üzerinde o kadar etkisi yok. O yüzden kadınlar daha çok dikkat etmesi lazım. Birde düşünüyoruz ki, Rabbimiz bunun karşılığını öbür dünyada bize özel ödül olarak verecek." Cevabı bana çok mantıklı geldi ve benim "maneviyat görüşümün" değişmesine oldu.
Bundan sonra kendime dedim ki, belki İslam hakkında yanlış düşünmüşüm. Bu nedenle İslam hakkında araştırma yapmaya karar verdim. İnternetten çok araştırmaya, özellikle Peygamber Efendimiz (sas)'nın hakkında çok kitap okudum. Okuduğum kitaplar çok etkili oldu, gördüm ki bu mübarek insan gerçekten mübarek bir insanmış, çok güzel ahlak sahibi olandır, çok merhametli ve şefkatli bir insandır. Ondan sonra, üniversite ikinci sınıftayken, 18 yaşlarındayken şehadet getirdim ve Müslüman oldum. Elhamdülillah.Devam edecek

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner30