Geçen yıl Ramazan ayını Tanzanya'daki Afrikalı Müslüman kardeşlerimizin yanında geçirdik. Afrika'dan ne zaman bir konu açılsa, hep yokluktan, açlıktan, eğitimsizlikten,sömürgecilikten, susuzluktan ve bulaşıcı hastalıklardan bahsediyoruz. Biz bu konuları yerinde görmek üzere ve oradaki Müslüman kardeşlerimize yanlarında olduğumuzu  hissettirmek ve onların acılarına ortak olmak üzere, Aziz Mahmud Hüdai Vakfı İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği olarak birçok Afrika ülkelerine eğitimciler gönderilmişti. Ben de arkadaşlarımla birlikte  Tanzanya'daki Müslüman kardeşlerimizin yanlarına gitmiştim.Uçaktan indiğimiz anda ülkenin içinde bulunduğu durumu anlamakta gecikmiyoruz. Yokluk, cehalet,açlık ve sömürgecilik her yer de kendini hissettiriyordu. Aslında bir çığlık yükseliyor, ama bunu Avrupalılar duymazdan geliyor ve bu çığlığa hiç aldırmıyorlar. Acımasızca sömürüyorlar ve kendi insanlarını rahat yaşatmak için Afrikalıların çığlığına kulak asmıyorlar. Sadece bu Tanzanya'da değil, koskoca büyük bir Afrika kıtasında bu çığlık yükseliyor. İşte bu çığlığa Türkiye'den  cevap geliyor. Aziz Mahmud Hüdai Vakfı İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği Gönüllüleri Afrika'ya almaya değil, vermeye gidiyorlar. Afrikalı Müslüman kardeşlerimizin yanında olan onların dertlerin derman olan ve onlara yardım ellerini uzatan herkesten Allah razı olsun.
          Gerçekten Afrikalı Müslüman kardeşlerimiz öyle bir hayat mücadelesi veriyorlar ki; açlık, yokluk, cehalet, bulaşıcı hastalıklar, susuzluk ve nice sayılamayacak kadar sorunlar. Ramazan da erzak kumanyalarını dağıtmaya gittiğimiz de, o insanların ne kadar asil ve saygılı olduğunu gördük. Erzak dağıtımında gittiğimiz yerlerde taşkınlık görmedik, Dağıtım esnasında sırası gelen erzak kumanyasını alıp teşekkürünü edip gitti. Hatta bir köyde dağıtım esnasında bir Müslüman kardeşimiz bize evini gezdirmek istedi. Birlikte evini ziyarete gittik. Dönüşte ona ramazan erzak kumanyası kalmamıştı. Güleç yüzüyle bize önemli değil dedi. Afrika'da açlık,hastalık, susuzluk ve yokluk kol geziyor. Orada günde üç öğün yemek yenmiyor. Mutfak ve yemek kültürü yok. Fakirlik ve cehalet her şeyi silip süpürüp götürüyor. İnsanlar başka şeyleri düşünecek durumda değiller. Karınlarını evlerinin önündeki tropikal meyveleri yiyerek doyuruyorlar. Ramazan da kendi imkanlarımızla iftar ve sahur yemeklerini yapmaya çalıştık. Fakat mutfak kültürü olmadığı için, yemek pişirmek için ihtiyacımız olan mutfak malzemelerini bulamadığımız zamanlar oldu. Zaman zaman davet edildiğimiz iftar ve sahur yemeklerinde patates ve bir tür ince tel makarna ikram edildi.Bu yemekler oradaki hayat standartlarına göre en pahalı yemeklerden olduğunu dile getiriyorlardı.Siz düşünün ramazanda dağıtılan erzak kumanyaları onlar için ne kadar değerli olduğunu. Afrika'daki Müslüman kardeşlerimiz yoklukla imtihan oluyorlar. Rabbim kimseyi yoklukla, açlıkla imtihan eylemesin inşaAllah. Onlar günde üç öğün yemek yemiyorlar. Sofralarında onlarca çeşit peynir, bal, tereyağ ve et yok. Çöplerinde yemek artıkları yok. Oysaki; onları sömüren vicdansız sömürgecilerin çöplerinde elvani çeşit yemek artıkları görebilirsiniz. Medeniyetin beşiği sanılan Avrupa buraya el atmış ama, gel görelim ki; Afrika kendine gelememiştir. Geçen yüzyılda olduğu gibi bu yüzyılda da Afrika her zamanki olduğu gibi yoklukla,açlıkla, susuzlukla,hastalıkla mücadele ediyor ve yaşam savaşı veriyor.Türkiye, Tanzanya da olduğu gibi bütün Afrika ülkelerinde Müslüman kardeşlerimizin yanında olmaya devam ediyor. Ramazanda Afrikalı Müslüman kardeşlerimizin dertlerine ve acılarına ortak olmaya çalışıyor. Ülkemizin dünya'daki stratejik yeri ve önemi,tarihinin önemi nedeniyle  hiç şüphesiz tartışılamaz. Ayrıca ülkemiz hem ecdadımızdan kalan miras ve tarihi önem nedeniyle, sadece yaşadığımız topraklarda değil,hizmet etmeyi  dünyanın birçok ülkesinde hedef olarak belirlemiştir. Dünyanın neresinde olursa olsun,Müslümanlar olarak birbirimizi sevmeliyiz,korumalıyız,yardımlarımızı esirgememeliyiz. Acıları acımız olmalıdır. Afrika'da yada dünyanın diğer bölgelerinde zulme uğrayan Müslüman kardeşlerimiz için üzülmüyorsak,onların dertlerini dert edinmiyorsak  hiçbir zaman muvaffak olamayız.İslam düşmanlarının ekmeğine yağ sürmüş oluruz.
          Bizlerde elimizden geldiğince, gücümüzün yettiğince yurt dışına hizmet götüren gerçekten Allah için çalışanlara destek vermeliyiz. Yanlarında olamadığımız Afrikalı Müslüman kardeşlerimizin dertlerine derman olmalıyız. Gerek Tanzanya'daki gerek Afrika'nın diğer ülkelerinde susuzluk, hastalık,yoksulluk ve açlık gibi çok acil önem arz eden konularda  Aziz Mahmud Hüdai Vakfı, sizlerin yardımlarını Afrika'da ihtiyacı olan Müslüman kardeşlerimize ulaştırmaktadır. Toplumun başlıca temel ihtiyacı olan açlık, fakirlik,okul açma,su kuyusu açma  vb. konularda ki acil önem arz eden ihtiyaçlarını sizlerin sayesinde gerçekleştirebilmektedir. Her zaman olduğu gibi inşaAllah bu rahmet ayında da Afrika'dan yükselen çığlıklara cevap vereceğinize eminim.
          Afrika'da ramazan her zamanki gibi zor şartlar altında yoklukla, imkansızlıkla, susuzlukla, çok ağır bir imtihanla geçiyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner30