Var oluştan beri insanlık yönetilmeye muhtaçtır. Yönetilenler ve yönetmek isteyenler mutlaka olmuştur. Toplumsal problemlerde kargaşada çıkan savaşlarda en önemli etkenin insanlarda bulunan iktidar hırsının en önemli sebebi olduğu inkar edilemez bir gerçektir.
İktidarı ele geçirme isteği iki şekilde ortaya çıkar. Açık olarak önderlerde gizli olarak ta önderleri izleyenlerde insanlar kendi istekleriyle bir liderin peşine takıldıkları zaman bunu liderin kumanda ettiği grup yoluyla iktidarı elde etmek için yaparlar.
Liderin istekleri, onlara kendi istekleriymiş gibi gelir. Birçok insan lider olarak kendini yetersiz olarak görür. Bundan dolayı üstün duruma geçmek için gerekli atılganlık ve cesarete sahip birini ararlar  çünkü kazanılmış bir başarıdan sonra herkesin payına bir şeyler düşer.
Toplumlar veya insanlar uygun bir rahatlık ve ferahlamaya kavuştukları zaman bireyler ve toplumlar artık servetten çok iktidar sahibi olmak  yada iktidarlarını artırmak için servetlerini artırmak için servetlerini artırmak isteyebilirler.
Gruplar, partiler veya şahıslar iktidara gelmek ve iktidarda kalmak için toplumu manipüle ederek çeşitli yollara başvurabilirler. İktidarın  yolunu açan ve homojenliği en kolay sağlayan şey ortaklaşa maruz kalınan bir büyük tehlikedir. 
Yönlendirilmek istenen toplumlar, bir tehlikeye maruz kaldıkları sürekli işlenir tehlike büyük olduğu zaman insanların büyük çoğunluğu hemen bir yetkili arar ve kayıtsız şartsız onun emrine girerler. Dolayısıyla yönetici güçler daima bir düşman bulundurmak zorundadır. Tam kararında bir tehlikenin, insanlara ona karşı çarpışacak kadar ciddi olan, ama onları yıldıracak kadar büyük olmayan bir tehlikenin var olduğu yenilebilecek bir düşmanın varlığı toplumu birleştirir.
Düşünmekten çok heyecanlanmaya yatkın, korkularla ve nefretle dolu kalabalıklar kötüyü kendi cezalandırmak isteyen cahil gruplar kolayca istenilen kıvama getirilebilir.
Muktedirler bazen  de kontrollü bir şekilde kargaşa çıkarabilirler çünkü anarşiden sonra gelen ilk doğal aşama mutlak iktidardır zira kargaşadan sonraki yorgunluk ve bıkkınlık, boyun eğmeyi ve despotluğu kolaylaştırır. 
Netice olarak zulüm ve baskıcı uygulamalar iki türlü sonuç doğurur. Korkaklarda, gözaltında bulunma sonucu sinme ve susma. Cesur olanlarda zulme boyun eğmektense, ona karşı koyabilecek bir duruma gelme çareleri ararlar.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.