HANİ YA BİR MEMLEKET GÜNÜ
     Kadınlar gününde yayınlamak üzere arşivimden kadınlar için yazdığım bir şiirimi ararken Osmaniye için yazdığım şiirlerim takıldı gözlerime.
     Bir başkası yazmış gibi ya da yeni yazmışım gibi tekrar tekrar okudum.
     Ve dedim ki:
     “Kadınlar günü vardır da, sevgililer günü vardır da… Şu günü, bu günü vardır da… Hatta hatta anmaya bile değmeyecek nice vıttırı vızzıt günler vardır da niye bir memleket günü yoktur?”
     Değil mi ya?
     Öyle bir gün olsa da, çeşitli etkinliklerle bir araya gelsek…
     Taşını-toprağını, havasını-suyunu övmekle kalmayıp
problemlerini dile getirsek…
     Dile getirmekle yetinmeyip çözümlerini de koysak ortaya…          Problemleri sıfırlanmış değilse bile asgariye indirilmiş bir memleketi, daha hoş yaşanır bir memleketi nasıl inşa edebilirizi tartışarak reçetelerini koysak ortaya…
     Lafı fazla uzatmadan öneriyorum işte.
     Haydi yallah bismillah!
     Sıra geldi, beni bu düşüncelere iten Osmaniye şiirlerime.
     Taa 1960'lı yılların ortalarında, lisedeyken yazdığım bir Osmaniye şiirimi sunayım sizlere.

       OSMANİYE COŞKUSU
Mor dağlara çadır kurduğum zaman
Pilâvı katıkla bulduğum zaman
Davulun sesini duyduğum zaman
Yüreğim yekini yekiniverir.

Yalnız toprağımın kızı, gelini
Ardında sürükler, kavurur beni
Tıpkı muhabbete çağırır gibi
Karşımda bükülü bükülüverir.

Sanmayın cennetiala'da gönlüm
Olukbaşı, Zorkun, Keldaz'da gönlüm
Hepsine şöyle bir bakar da gönlüm
Ünaldı'm tükeni tükeniverir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner30