Değerli hemşerilerim, sevgili dostlarım…
Yüce Allah'ın selamı ve bereketi üzerinize olsun, her daim Rabb'im sizleri korusun kollasın inş.
Gündemi takip özellikle son yıllarda o kadar zor bir sanat haline geldi ki yarın sabah uyandığımızda neyle karşılaşacağımızı ve nasıl bir durumda olacağımızı bilemez olduk. Dünyanın hızlı bir şekilde değiştiğine ve ülkemizin de bu değişime göre hızlı hareket ettiğini görüyoruz. 
Zamanı doğru, etkili ve verimli kullanmak adına geçen her süre çok önemlidir. Telafisi mümkün olmayan değerlerimizden biri de zamandır. Zamanı iyi kullanmak bir maharet ve öngörü gerektirir. Gerek günlük hayatın akışında gerekse gelecek dönemlere ilişkin kararlarda doğru adım atmak ve bu atılan adımında getirisinin doğru olması, hem toplumsal yaşantıda hem de bireysel olgularda büyük bir önem taşır.
Ancak, ülke idaresinde kısa süre içersinde karar vermek ve uygulamaya dökmek her zaman doğru olmayabilir. Bunu yaparken çok dikkat edilmeli, gerekli analiz ve değerlendirme süreçlerinin sonunda karar aşamasına gelinmelidir. İdarecilik sanatı hata payını mimimize eden bir sanattır. Eğer emin adımlar atılıyorsa ve doğru kişilerce yönetiliyorsa sorun oluşmayabilir yok eğer emin ellerde değilsek işte o zaman bir sıkıntı vardır ve var olacaktır demektir.
Değişimin gerektiğini her zaman söylemişimdir ve inandığım bir değerdir. Dünyanın hızına ayak uydurmak gelişim ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için önemlidir. Ama bunu yaparken Kim? Neyi? Ne niyetle yapıyor? gibi sorularında akıllarda şüphe uyandırmayacak şekilde cevaplanması gerekir. Değişim ve gelişim için her adım doğrudur ve atılan gidilen her yol mübahtır şeklinde bir düşünce doğru olamaz.
Bizim için sorun nedir diye sorarsak en temele inmek gerekir. Sorun sorunu doğuracağından, sıkıntıları da beraberinde getireceğinden dolayı, çözüm için temelden soruna inmek ve müdahale etmektir. Bekleyelim de görelim, nelerle karşılaşacağız gibi bir düşünce hasıl olursa o zamanda bahtımıza ne çıkarsa şeklinde de kaderimize razı olma durumunda da kalabiliriz.
Toplum adına karar alırken, toplumu oluşturan olguları asla göz ardı edemeyiz. Birlik ve beraberlik içinde yaşama olayı illaki benim dediğim olacak demek değildir. Birlik ve beraberlik içinde yaşamak demek önce ben demek değildir. Eğer bunu kabul ederseniz ve taviz vermeye başlarsanız, taviz tavizi doğuracaktır. Demokrasi adı altında o zaman herkes hak arama çabasına düşecek, kendini haklı zannedecektir. 
Toplumun dinamikleri üzerine pazarlık yapılmamalı, toplumun kaderi ile oyun oynanmamalıdır. Hangi bahane ile bile olsa toplumun geleceğini ilgilendiren keskin kararlar alınmamalı, alınacaksa da bu Milli Mutabakat ile oluşturulmalıdır. Muhaliflerin de ikna olacağı bir zemin her kesimin çıkarları açısından gereklidir.
Ülkemizin yapı itibarı ile Azınlık kavramına yönelik bir ortamı kaldıracak ne hukuki bir zemini ne de toplumsal kabullenme yapısı yoktur. Bununla ilgili olarak tarihi, siyasi, ekonomik ve sosyal süzgeçlerden geçirilmeli, kimseyi ne bir adım öne ne de bir adım geriye götürecek şekilde tavır takınılmamalıdır. Örnek bir ülke modeli topluma yansıtılacaksa bu işin temelde ne niyetle oluşturulduğunu göz ardı etmemeliyiz. Yapının ana çatısının sağlam olması demek binanın da sağlam olması anlamına gelmiyor. 
“Bu kadar korkulacak ne var, toplum güllük gülistanlık, işte terör konusu da çözülüyor daha ne istiyorsunuz, terör bitince sizinde savunduklarınız bitecek vs.” gibi anlayışların sorgulamasını yine bunları söyleyenlere bırakıyorum. Herkes elini vicdanına koysun ve söyledikleri ile düşüncelerini tekrar değerlendirsin. Siz bunu inanarak mı söylediniz? Yoksa birileri böyle diyor diye mi?
Yüce Allah zalimlere fırsat vermesin, art niyetli ve kötü işler yapanların eline ayağına bulaştırsın. Rabb'im vatan hainlerinin cezasını versin.Tekrar görüşmek dileğiyle en içten sevgi ve saygılarımı sunarım. Allah'a emanet olunuz…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner16