Fransa'da İslamı seçenlerin sayısı her geçen gün daha çok artmaktadır. Avrupa ülkeleri arasında en fazla Müslüman yaşayan ülke Fransa'dır. 
Ülkede din değiştirerek İslamı seçen gençlerin İslama olan bağlılıkları artmaktadır. Fransız basınında manşetlerde sürekli artan Müslüman sayısı, İslamı yaşam tarzı ile ilgili haberleri görmek mümkündür. Bu haberlerden dolayı sivil toplum örgütleri,enstitüler ve bazı kurumlar bu konuda çalışmalar yapmaktadırlar.
Gerçek olan; Fransa'da Müslümanların sayısının artması,İslamın daha fazla görünür ve yaşanır hale gelmesi, bir yaşam biçimi haline gelmesi ve özellikle gençlerin manevi huzuru İslam'da bulmuş olmalarıdır.3.Bölümünü yazdığım bu yazıda Socio Vision adlı bir enstitü tarafından anket yapılmış ve anket sonuçlarına göre,Fransızların çoğunluğu İslam dinini ülkelerinde görmek istemiyorlar. Ama buna karşı olarak, Fransa'da İslamı seçenlerinde gençler olduğunu ortaya koymaktadır.
     2.ci yazımın sonlarında, yapılan anket sonuçlarına göre yüzdelik dilimlerde farklı oranlar çıktığını hatırlatmak isterim. Verilen oranlarda bir bölünme vardı.İşte şimdi size kaldığım yerden devam ederek bu konuyu sona erdireceğim.
     Bu bölünmeyi nasıl açıklayabiliriz.? Anket yapanlara göre, bu bölünme "azınlik ama güçlü dini ve milli kimliğin meselelerin aracı olan İslam diniyle Fransızların ilişkileri"'nde yer buluyor. Philippe Portier, tarihçi ve din sosyologu, bu mesele söyle açıklıyor: «1990 yıllarının başından itibaren, özellikle gençler arasında müslüman kimliği sertleşti,. Bu sertleşme sebebi entegrasyon meselesinde sözünü tutmayan fransız toplumuna karsi bir çesit kuşku ve güvensizliktir.».
          Fransız Laikliği Yetersizmi?   
Bundan dolayı fransızlar laiklikle ilgili kanunları sertleştirmek istiyorlar. Philipe Portier böyle devam ediyor: "Bunu, beraber yaşamı yok etmeye çalışan bir topluluğun korkusunun ifadesidir". Ona göre daha önce bahsettigi kuşku ve güvensizlik 11 eylül suikasti, Hz. Muhammed'in karikatürler ve daha yakin bir zamanda Suriye ve Irak'a savaş için giden Fransızlar dan dolayı sertleşti. «Kamusal toplumunu laikleştirerek, fransızlar öbürlerinin din kimliğinin kuvveti azaltmaya çalışıyorlar».
     Sonuçta, bu "din ölçülülüğü"'nün arzusu genel Fransız laikliğini sorguya çekiyor. Nitekim bu anket isleyenlere göre: «kanunlar sadece Devlet ve kamu hizmeti'nin din hakkında tarafsızlığı savunmaya kast ediyor, hayatın her gününü hükmetmeye çalışamaz». Onlar böyle tamamlıyorlar: «Şimdi asıl mesele din ve toplumun hayatı'nın ayrılığıdır. (...) bu mesele zor bir meseledir. Çünkü din özgürlüğünün sınırları hakkında soru soruyor. Lakin ne sivil toplum kuruluşları ne şirketler ne de siyaset alanı bu sorulardan kaçamaz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.