DEĞİL MELEK, ŞEYTAN GİREMEZ
    Kapalı cezaevinin karşısında Kelosman'ın bahçesi vardı. Bahçenin bittiği yerde de mezarlık. Orası da Kelosman'ın adıyla anılırdı. Şimdiki Atatürk Lisesi'nin yeri. Her türlü pislik buradaydı.
    Meyhane kaçkını ucuz şarapçılar, şarap ve sigarayı yeni yeni öğrenen tıfıl tiryaki adayları, zarcılar, söylemesi ayıp livatacılar ve sair umum uygunsuz iş erbabları buralarda fink atarlardı.
    Bırakın karı-kız takımını, belirli bir yaşın altındaki erkek mahlukat bile ellerini kıçlarının üstüne tutarak geçerlerdi buradan.
    Oldu ki birisinin kötü bir ahvali görüldü. Hemen bağırırlardı, “hadi yallah  Kelosman'ın mezarlığına” diye. Öyle demekle de kalınmaz, ardından uzun teraneli bir “zırt” çekilirdi.
    1960'lı yılların başında mezarlık sökülerek yerine lise binası yapıldı. Lise yapılıp öğretime başladıktan sonra bile bahçe uzun süre aynı işlevini sürdürdü.
    Bizim ev bahçenin öbür tarafındaydı. Evden okula, okuldan eve bahçenin içinden geçerdik.
    Karneleri aldığımız zamanlar bahçenin içinden geçerken sotalı bir yerde  az bir oturur, büyüklerimizin yüzlerine çıkaramayacağımız notları düzeltirdik karne üzerinde.
    En güzel de 1 ve 3 düzeltilirdi. 1'i 7, 3'ü de 8 yapmak hem kolay olurdu, hem de gerçeğini aratmayacak kadar inandırıcı olurdu. Buna rağmen, bizden 7, 8 gibi yüksek notları beklemeyen babalarımız, gözlüklerinin üzerinden bakarak, “bu 7, 8, okulun 7, 8'i mi, Kelosman'ın 7, 8'i mi?” diye sorarlardı. Yeminden başı ağrıyan mı olmuş? Allah'lı kitaplı yeminleri patlatırdık inandırmak için.
     Bunca lafı nostalji olsun diye anlatmadım. Bizim şimdiki sokağa getirmek istiyorum lâfın ucunu.
     Bizim sokak, 510. Sokak. Alibeyli Mahallesi, 510. Sokak.
     Belediye'nin üstü Şekerbank. Şekerbank'ın karşısı 510. Sokak.
     Yirminci yüzyıl Kelosman'ın bahçesinin yirmibirinci yüzyıl versiyonu olmaya aday bu sokak.
     “Melek Girmez” deniyor böylesi yerlere, lakin bırakın meleği, şeytan bile şeytanlığına rağmen çekinir tövbeler olsun.
     Okul dönüşü ve okul kaçkını tıfıl aşıkların buluşma yeri. Pervasızca elele, hatta sarmaş dolaş. Yine tıfıl sigara tiryakilerinin ilk sigara  eğitimini aldıkları yer. Balici veletlerin mekanı.
     Her gün artıyor sayıları. Mahalle sakinleri umurlarında bile değil.
     Avlu duvarlarımızın üstüne oturmalarından geçtik, kapı önlerimize kadar çöreklendiler. Yakında bizlerden çay-kahve  de istemeye başlarlarsa  hiç şaşmayız. Bırakın onları uyarmayı, başımızı kaldırıp bakmaya bile çekiniyoruz.
     “Dalgama taş atma lan moruk” demelerinden korkmuyor da değiliz hani.
     Ellerine erkek eli değmediği halde sırf masumane bir aşk mektubundan dolayı evde kalmış bir zamanların talihsiz kızlarından yaşıyanların kulakları çınlasın, ölenlerin ruhları şad olsun.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.