DAVULUN GÜMBÜRTÜSÜ
     Softaların davullu düğünlere bakışı en içerlediğim konulardan biriydi. Perşembe günü Asım Erkoçak değinmiş bu konuya. Allah razı olsun, beni de rahatlattı biraz.
     Din söylemiyle dini tepelemek en belirgin özelliklerinden biridir softaların. Davullu düğünü kâfirlikle eşanlamlı saymakla  sünnete ters düşerek en büyük kâfirliği kendilerinin yaptıklarının farkında bile değildirler.
     Bir akşam vakti Resulallah birkaç sahabe ile bir evin yanından geçerken duyduğu def sesinin neyin nesi olduğunu sormuş.      
     ”Düğün var” demişler.
     “Öyleyse varıp hayırlayalım” demiş Allah'ın elçisi.
     Yine bir gün, sahabelerden biri gelmiş Peygamber'imizin yanına.
     “Düğünümüz var, ne yapalım ya Resulallah?” demiş.
     “Def çalın, oynayın” olmuş sahabenin aldığı cevap.
     Arabın çalgısı def  olduğu için “def” demiş Peygamber'imiz.
Davul olsaydı davul derdi.
     Neyse, softalarımız softalığın gerektirdiği şekilde yaşamalarına devam etsinler, biz davulumuza dönelim.
     Erkoçak'ın dediği gibi, davul, Türk kültürünün özünde vardır.
     Yalnız şenlikte, şamatada mı? Hayır.
     Gündelik yaşantımızın değişik evrelerinde çıkar karşımıza davul.
     Sahurda bizi uyandırıp kaldıran davul, ramazan ayımızın en    doyumsuz çeşnisidir. 
     Her şeyin uzaktan daha güzel göründüğünü davulla anlatmıştır
Türk'ün atası:
     “Davulun sesi uzaktan kulağa hoş gelir”
     Udun sesi, gitarın sesi, darbukanın sesi, cartın sesi, curtun sesi dememiş ak sakallılarımız. “Davul” demiş.
     Her şeyin birbirine uyması gerektiği yine davulla ifade edilmiş
kültürümüzde. Ne diyoruz:
     “Davul da dengi dengine…”
      Akıl ve izan ile idraka da davulu  ölçüt almış büyüklerimiz:
     “Anlayana sivrisinek saz, anlayamayana davul-zurna az.”
      Duyuruların tellalla yapıldığı dönemlerde, “ey ahali, duyduk duymadık demeyin!..” uyarısı davulun üç defa gümbürtüsünden sonradır.
     Şairi perişan Hüseyin Ünaldı'nın bile yüreğini yekindiren üç krikodan biridir davul. Ya diğer ikisi?  Onlar da şiirin içinde.
      Ne yazmışım yıllar önce:
      “Mor dağlara kara çadır kurduğum zaman
      Pilâvı katıkla birlik bulduğum zaman
      Davulun gümbürtüsünü duyduğum zaman
      Yüreğim bir hoş yekini yekiniverir.”
      Sizin yürekleriniz de sorunlarla değil,  benim gibi hep davul gümbürtüleriyle yekinir inşaallah!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner30