"Ahıska'dan kar getir,
Elvan elvan nar getir.
Dolan bizim elleri,
Yârin selamın getir."
Ahıska (Akhaltsikhe), Gürcistan'ın bir ilidir. Adıgen, Aspinza, Ahılkelek, Bogdonovka Ahıska'nın ilçeleridir.
Ahıska, eski bir Türk şehridir. Antik devirde Saka/İskit Türklerinin ülkesidir. Yakın tarihte Rusların "Mesketya" dediği, tarihçilerin "Deşt-i Kıpçak" diye söylediği bölgenin merkezidir. Dede Korkut kitabının, "Kazan Beğ Oğlu Uruz Beğin Tutsak Olduğu Boy" bahsinde "Ak Kale" diye geçen şehirdir. (Prof. Dr. Muharrem Ergin)
Ahıska, 1268'den itibaren 310 yıl Kıpçak Atabekliği olarak yönetilmiştir.
Sultan 3. Murat zamanında; Dağıstan, Gürcistan ve Şirvan'ın fethine karar verildiği zaman "Serdar" tayin edilen Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa Paşa tarafından 1578 yılında kazanılan Çıldır Zaferi ile Osmanlı topraklarına dâhil edilmiş ve Müslüman Türk ülkesi haline gelmiştir.
250 yıl Çıldır Eyaleti'nin merkezi olan Ahıska'nın sınırları çok geniştir. Acara, Aspinza, Ahılkelek, Ardanuç, Şavşat,  Posof, Ardahan, Çıldır, Göle ve Oltu dahi Ahıska Eyaleti'nin eski Sancak merkezleridir.
Osmanlı Devleti'ne "Hasta Adam" denildiği tarihlerde sıcak denizlere inmek isteyen Çarlık Rusya ordusu 1828'de Ahıska'yı, 1855'te de Kırım'ı işgal etmiştir.
93 harbi, tarihin en büyük felaketidir. Tuna boylarında Gazi Osman Paşa'nın, Kafkasya'da Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın kahramanca direnişi Rusları durdurmaya yetmemiştir. İstanbul'a kadar gelen Ruslara, Ayastefanos Antlaşması ile Kars, Ardahan ve Batum "savaş tazminatı" olarak verilmiştir.
İşgal edilen Ahıska'dan Türkleri atmak için başlatılan Moskof mezalimine, Gürcüler ve Ermeniler de destek verince biçare halk yurtlarını terk etmiş, Anadolu yollarına düşmüşlerdir.
Ahıska Türklerinin göç etmesinin bir başka sebebi de Rus misyonerlerin "hicret" geleneğimizi istismar etmesi, halkı göçe teşvik etmesidir.
Türkiye Cumhuriyeti devrinde dış Türkler ihmal edilmiştir. Ahıska'nın bir Türk şehri olduğu yakın tarihe kadar pek bilinmemiştir. Ahıska'da yaşayan Kıpçak Türklerine kimileri Çerkes, kimileri Gürcü demiştir. Bu gün de Güneydoğu Anadolu'da yaşayan Türklerin hepsinin Kürt zannedildiği gibidir.
1905 yılında yapılan Nüfus Sayımı'nda dedelerimizin geldiği yerin "Hasko" diye yazılması da herhalde Ahıska'nın iyi bilinmediğindendir.
1918 yılında, yardım talebi için gelen Azerbaycanlı heyete Sultan Mehmet Reşat, Kafkasya'nın tamamının Çerkes olduğunu zannettiğini söyleyince, heyette bulunan Naki Bey; "Kafkasya'da beş milyon Türk var. Çerkeslerin nüfusu iki yüz bini geçmez" demiştir. (Prof. Dr. Yunus Zeyrek)
Türkiye'nin dış Türklerle ilgilenmemesi Rus yöneticilerin de işine gelmiştir. Türkçülük hareketinin öncüsü Öğretmen Hüseyin Nihal Adsız ve arkadaşlarının 3 Mayıs 1944'te "Irkçılık ve Turancılık" davası ile yargılanmasının bir sebebi de SSCB'nin Orta Asya Türklüğünün uyanmasını istememesidir.
Gürcü asıllı SSCB Lideri Josef Stalin (1922-1953) döneminde, Ahıska aydınları ve din adamları sistemli bir şekilde etkisizleştirilmiştir. 2. Dünya Savaşı'nda Stalin, Ahıskalı 40.000 genci Rus askeri olarak cepheye göndermiştir. Geride kalan Türkleri de kız, gelin, yaşlı, çocuk demeden demiryolu inşaatında görevlendirmiştir.
Komünist ideoloji kendinden olmayan herkesi faşistlikle itham etmiştir. Stalin ile Hitler arasındaki düelloda, Almanların tarafını tuttukları, faşist oldukları iddiasıyla Ahıska Türkleri 14 Kasım 1944'te kendi yaptıkları demiryolunun trenlerinde, hayvan vagonlarına doldurularak; Sibirya'ya, Kazakistan'a, Kırgızistan'a ve Özbekistan'a sürgün edilmiştir. Eksi 40 dereceye varan soğuklarda haftalarca süren yolculuk esnasında pek çok Ahıskalı vefat etmiştir. Tuvaleti bile olmayan vagonlarda Müslüman Türkler hayâ ile imtihan edilmiştir. Sürgünde 13 yaşında olduğunu söyleyen Tevfik Reşit diyor ki; "Vagonları ortadan ikiye bölmüşlerdi. Oturduğumuzda kafamız tavana değerdi. Vagonun uzunluğu 12m, eni 3m idi. Tuvaleti yoktu. Yeni gelinler utanıp tuvalete gidemezdiler. Kimi patlar ölürdüler."(Ülkü Önal)Gürcistan'da kalan Türklere de Gürcüce ad kullanmak şartıyla yaşama izni verilmiştir.
Ahıska'yı 16 Eylül 2014 günü ziyaret eden Diyanet İleri Başkanı Mehmet Görmez "Ahıska'da ciddi bir insanlık dramı" olduğunu vurgulayarak şöyle demiştir;"Ahıska'daki en büyük sorun 'Geri Dönüş Yasası' çıktıktan sonra dahi sadece 26 ailenin dönmüş olmasıdır. Bu ailelerin de kendi kimliklerini idame ettirecek bir ortam bulamamış olmaları büyük bir sorun olarak ortadadır. Ahıska'ya dönecek olanlar 5.000'leri bulan bir rakamdır. Burada ciddi bir insanlık dramı vardır. Çünkü buradan ayrılan on binlerce insan; Özbekistan'da, Azerbaycan'da ve dünyanın muhtelif yerlerinde sürgün yaşamaktadır. Orada konuştuğumuz insanların her birinin roman olacak, bütün insanlığa ibret olacak acıklı bir tarihi vardır. Bu insanların kendi vatanlarına dönmeleri elbette lazımdır. Ama bunun için Ahıska'da öncelikle manevi ortam olmalıdır"

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner30